Arif Nihat Asya Sözleri

Arif Nihat Asya Sözleri 2

Bu Sayfada Birbirinden Güzel Arif Nihat Asya Sözleri Yer Almaktadır , Arif Nihat Asya Sözleri Okuyup Arkadaşlarınız İle Veya Sosyal Platformlarda Paylaşabilirsiniz.
Tekerleri dört köşe bir arabaya bindirdiler bizi, bir gidiştir gidiyoruz.

Sen benden uzaklaşınca kalsam da yarım. Yaklaşma ki sensiz de bu dünyada varım!

Ben bir garibim, anlatacak kıssam yok; Tattan, kokudan ve renkten hissem yok! Kaldım yarı çıplak, yarı aç, yollarda: Dünyada benim “gel!” diyecek kimsem yok!

Biz, kısık sesleriz. Minareleri ezansız, gökyüzümüzü bayraksız bırakma Allah’ım!

Şehit olmayı göze almayan gazi olamaz.

Bu ülkedeki kavga Türk ile Kürt’ün kavgası değil, hilal ile haçın kavgasıdır. Hilalin altında bir olun çok kalabalık olacağız, göreceksiniz.

İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.

Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, kaç senede yazıldığını düşün!

Kulun olarak doğmasaydım, kendiliğimden gelir fahri kulun olurdum Allah’ım!

Billur en güzel kahkahasını kırılırken attı.

Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter.

“Yatsın, diyerek, bari bu akşam, erken!” Annem, bana kumsalda masal söylerken. Bir tatlı hafiflikle açıldım kıyıdan enginlere. Gövdem gemi, ruhum yelken.

Bir kuşa yeten yuva iki kuşa da yeter.

Şayet geceler gebeyse gerçekten ey. Sonsuz gece, bari sen de rüyanı doğur!

Bir saçı okşamaz, bir alnı serinletmez, bir yelkeni şişirmez, bir eteği havalandırmazsın. Neyleyim senin gibi rüzgarı.

Bazen hedefim, görülmedik yerlerdi; Bazen de ağaçlar, “hazırız, çek!” derdi. Bir gün, şu yakın dağları aldım önüme; Bir gün bana şurada dalgalar poz verdi.

Düşünüyorum, o halde varım.” demiş Descartes ama Arif Nihat Asya ise “Hayır, yanlış. Düşünülüyorum, o halde varım.” demiştir.

Kimdik o zaman, şimdi kimin kullarıyız! Bir mutluluğun garip yoksullarıyız!

Sanatkâr halıda gülü dikensiz yapmış ayakların incinmesin diye.

İnanmak; basamakların çıkamadığı yere kanatlarınla tırmanmaktır.

EN GÜZEL ARİF NİHAT ASYA SÖZLERİ

En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.

Gözler kalbin aynasıdır. Ama sen yine de gözüne kalbini sorma.

Artık ne sefer var, ne zafer talibiyim. Mademki şu hür ülkelerin sahibiyim. Lâkin bana söyleyin çocuklar: kendi yurdumda neden böyle misafir gibiyim?

Dostlar, “ne kadar uykucu şeymiş!” demeyin. Rüyası için bekliyorum uykuyu ben!

Sen benden uzaklaşınca kalsam da yarım. Yaklaşma ki sensiz de bu dünyada varım!

Onlar senin esrarına “rüya” derler. Rüyanı hakikatlere kurban etme!

Nerde o yiğitler ki, gür sesleri ülkeyi bürür, yürü dese, dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.

Kalemini bir silah gibi değil, bir kaşık gibi tut yoksa aç kalırsın. Diyordu bir kitabında.

Işığı önüne al, yürü! Gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin!

Bozkurt’a benzeyenler ve bir günde dev gibi orduları yenenler, destanlarda kalan Bozkurt’un nesi olurlar diye sorana, tarih diyecek: Yavruları!

Bütün dualarımızda uzun yaşamak isteği var. Eni olmazsa bir ömrün, boyu olmuş ne çıkar.

Yaşamaktan mı yorgunum bilmem. Seni günlerce beklemekten mi?

Vazoya saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor!

Sen hem yaşamak, hem de yaşatmak gücüsün.
Bu Sayfamızda Birbirinden Güzel Arif Nihat Asya Sözleri Okudunuz, Ayrıca Sizler De Sitemize Katkıda Bulunmak İstiyorsanız; Yorum Bölümüne Bildiğiniz özlü ve anlamlı Arif Nihat Asya Sözleri Yazabilirsiniz.
Sayfa İçeriği: Arif Nihat Asya Sözleri Kısa, Arif Nihat Asya Sözleri Facebook, Arif Nihat Asya Naat Sözleri, Arif Nihat Asya Sözleri Anlamlı, Arif Nihat Asya Aşk Sözleri