Cemil Meriç Sözleri

Cemil Meriç Sözleri

Bu Sayfada Birbirinden Güzel Cemil Meriç Sözleri Yer Almaktadır , Cemil Meriç Sözleri Okuyup Arkadaşlarınız İle Veya Sosyal Platformlarda Paylaşabilirsiniz.
Kelime: Senin yıldızların kelimeler söyle raksetsinler alev saçlarıyla sonsuz bahçesinde hayallerinin. Kelime ormanda uyuyan dilber; şair uzaklardan gelen şehzade. Öyle seveceksin ki kelimeleri, sana yetecekler. Yıldızlar Tanrı’ya yetmiş mi? Kelimeler benim sudaki gölgem, okşayamam onları, öpemem. Bir davet olarak güzel kelime ve muhterem. Gönülden gönüle köprü, asırdan asıra merdiven. Kelime kendimi seyrettiğim dere. Kelime sonsuz, kelime adem.

Aydın olmak için önce insan olmak lâzım. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur, maruz kalmaz, seçer. Aydın anlamlisozler.com kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. Aydını yapan; ‘uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatın bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs.

Yemin ederim ki, dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.

İnsanlık daima kötü oyuncaklar peşinde koşan bir çocuk.

Evladım bu ülkede sağcı solcu ilerici gerici yoktur. Namuslular ve namussuzlar vardır. Siz namuslu lardan olunuz. Göreceksiniz, çok kalabalık olacaksınız.

Bizler ki aynı kitaba baş eğmiş insanlarız. Bizden ala akraba mı olur?

Gerçek hükümdarlar, ebedi hükümrandırlar. Hazineleri yağma edildikçe zenginleşirler.

İnsanlar sevilmek için yaratıldılar. Eşyalar ise kullanılmak için. Dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmalarıdır.

Duygunun asaleti, kuvvet ve isabetindedir.

Aydınların aydınlatmadığı halkı, soytarılar aldatır.

Yemin ederim ki, dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.

Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanıp uçmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.

Yığın düşünmez, maruz kalır.

Düşünceye câzip ve parlak bir biçim vermek küçültür düşünceyi. Büyük yazar içinden gelen sesi olduğu gibi haykırandır. Kelimeleri kullanırken avamın hoşuna gidip gitmeyeceğini düşünmez.

Sol ve sağ. Çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit.

Nereye gidersen git, bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır.

Namaz kılan bir toplumun psikolijiye, zekat veren bir toplumun da sosyolojiye ihtiyacı yoktur.

Artık herhangi bir hayale kucak açamayacak kadar yorgunum.

İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri.

Kültür, kaypaklığı, müphemiyeti ve seyyaliyetiyle Avrupa’dır. Tarif edilmeyen, edilemeyen bir kelime.

Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız.

Her büyük adam kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır.

Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir.

Dahi, münzevi bir yıldız; anasız doğan çocuk, anasız doğan ve zürriyetsiz ölen. Zirveden zirveye akseden şarkı.

EN GÜZEL CEMİL MERİÇ SÖZLERİ

Tarihi yaratan, fertle yığın arasındaki anlaşmazlık.

Ormanı görmedin. Ağacı görmedin. Rüzgârın önüne savurduğu birkaç kuru yaprağı insan zekasının bütünü sanıyorsun.

Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmaz’ laştıranlardır.

O kadar yalnızdım ki karanlıklardan İblis’in eli uzansa minnetle sıkardım.

Polemik zekaların savaşıymış. Zekalar birbiriyle savaşmaz. Kinlerin, peşin hükümlerin, gizli çıkarların savaşı, polemik. Eski bir inancı yok etmek isteyen yeni bir düşüncenin savaşı. Ve her mübariz kendi cephesinde muzaffer.

Biterek ölmek güzel şey, başlamadan ölmek korkunç.

Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu.

Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde.

Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var.

Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: kültür.

Kitap, zekayı kibarlaştırır.

Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.

Meçhule açılan bir kapıdır kitap. Meçhule, yani masala, esrara, sonsuza.

İnsanlar hür doğarlar, eşit haklara sahiptirler; hiçbir hülya bana bu kadar çocuksu, bu kadar anlamdan yoksun gelmemiştir.

Her çağ kendi kelimelerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını.

Güneş ülkeleri aydınlatır, sözler milleti.

İngiliz hodgamdır. Bir millet değil de bir yığın. Yığın düşünmez, mâruz kalır. Nezleye yakalanır gibi tutulur bir fikre. Ateşi yükselince arslanlaşır, nöbet geçirince her mukaddesi unutuverir.

Vakit geçmiyor diye şikayet ederiz. Neyin geçmesini istiyoruz? Hayatın. Ve hepimiz ölümden korkarız.

Türk aydını yangından kaçar gibi uzaklaşıyor memleketten. Hayır kirlettiği bir odadan kaçar gibi.

Mütercim, mutlak’ı arayan bir çılgın, “felsefe taşı”nı bulmaya çalışan bir simyagerdir.

Sevgi garip bir yangın. Yaşaması için büyümesi gerek. O yangına her şeyini atacaksın; zamanını, gururunu, dehanı!

Yaşayanları yöneten ölülerdir. Demek ki öldürülmesi gereken ölüler de var.

Hiçbir zafer umulanı getirmez, hiçbir bozgun mutlak değildir.

Çatışmasız toplum beraber otlayan, beraber geviş getiren adsız bir sürü.

Sağ ve sol: Anladım ki bu iki kelime, aynı anlayışsızlığın, aynı kinlerin, aynı cehaletin ifadesidir.

Aşk bir teslimiyettir bir eriyiştir. Yeniden doğmak için uyanıştır. Aşkın bütün sırrı iki kelimede varlığı ndan soyunmak.

Bu çökmeye hazır medeniyet üç sütün üzerinde duruyor; süngü, açlık, fuhuş.

Hayat herkesin yaşadığı, kimsenin yaşamaktan hoşlanmadığı komedya.

Her toplum bir kitaba dayanır: Ramayana, Neşideler Neşidesi veya Kur’an: Senin kitabın hangisi?

Cinayete ses çıkarmayan caninin suç ortağıdır.

Düşünce şüpheyle başlar. Düşünce, tezatlarıyla bütündür. Zıt fikirlere kulaklarımızı tıkamak, kendimizi hataya mahkûm etmek değil midir.

Kendini tanımak, marifetlerin marifeti.

Din, Avrupa için bir afyondur, bütün ideolojiler gibi.

Değişiklik olmayan yerde, hayat yoktur. Keşke düşünceler de insanlar kadar çoğalabilse.

Bilgi, sonu gelmeyecek olan bir fetihtir.

Tabular tabular! Her adımda şuura dur emrini veren bir jandarma neferi. Her kapının arkasında, elinde bıçak, bekleyen bir harem ağası. Düşünme! Düşüneni iftiranın ve sefaletin lağımında boğduktan sonra ellerimizi yıkayıp, efendim bizde filozof yetişmiyor diye ah u vahlar.

Deha tabiatın en tehlikeli armağanı.

Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi!

Bir ideal için ipe çekilmek, ölümlerin en güzelidir.
Bu Sayfamızda Birbirinden Güzel Cemil Meriç Sözleri Okudunuz, Ayrıca Sizler De Sitemize Katkıda Bulunmak İstiyorsanız; Yorum Bölümüne Bildiğiniz özlü ve anlamlı Cemil Meriç Sözleri Yazabilirsiniz.
Sayfa İçeriği: Cemil Meriç Sözleri Kısa, Cemil Meriç Sözleri Facebook, Cemil Meriç’in Sözleri, Cemil Meriç Güzel Sözler, Cemil Meriç Aşk Sözleri, Cemil Meriç Sözleri ve Anlamları, Cemil Meriç Jurnal Sözleri